12 Ağustos 2010 Perşembe

Seyyah No:1

Köprücük kemikleri sadece söylenişi değil, duruşu da çok güzel. Köprüden geçerken bunu yazmak aklıma geldi. Saçma ama güzel yine de.
Bugün geçmeyi es geçtiğim bir sürü sokaktan geçtim. Onları görünce çok sevindim. Hatta oralarda kendime bir çerçeve bile buldum. Alınca size de göstereceğim. Bunları tek başıma yapmazdım, teşekkür ediyorum yayında ve yapımda emeği geçene. Gökten 3 elma düşmüş, biri tabii ki bana, biri bu sıcakta şal takana, bir diğeri de yine bana bugün katlanana
Devamı da haftaya....

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Uçan Otobüsler Hizmete Giriyor- Okuyucu Yorumları

Saçmalık!
Gereksiz ve pratikte çok faydalı bir şey olamaz. . .
yazarın tüm yorumları


Vay bee
şerefsizim bende tam böyle bişey düşünmüştüm


Bayan
Bu tramvaydan kırama şeyin bir bayan sürücünün üstünden geçtiğinde olanları düşünmek istemiyorum. Bu Aracın altını ana baba gününe çevirir.


Çinliler
bu çinlilerin hiç kafası çalışmıyor ya. . bakın bizde metrobüs var yüzyılın icadı dedi ya başkanlar. . yapın bak nasıl rahatlayacak hersey. . hem ödülde veriyorlar . .


Çok mantıklı bir icad.
bende bu tarz birşey düşünmüştüm ama sorun gene kendisinde. yükseklik en aşagı 6 metreyi bulur böyle birşey. köprü altlarından nasıl geçirecekler bu yükseklikteki bir taşıtı. yolların tüm köprü düzenini degiştirmeleri gerek ki o maaliyetin büyüklüğüne gerçekten uçan otobüs yap daha şekil olsun. . .


Otobüsle ne alakası var
Tekerli Degilki Raylı Bir Sisteme Sahip Otobüsten Çok Tranvay'a Benziyor



Gittim gördüm onayladım...
çin malları amerikada en kaliteli mallar olarak biliniyor. ülkemize ekonomik durumuna göre ucuz ve kalitesiz mallar gönderiliyor. Çinde her kalitede mal mevcut ama pazarlarken adamına göre muamele var doğal olarak. global düşünelim saedce çevremizde gördüğümüz mallarla çin mallarıyla ilgili fikir sahibi olmayalım.


Saçmalık
Burda olsa bizimkiler onun içinde kaza yapar. ne otobüs kalır ne içinde kaza yapıp skışanlar. trafik felç oğlu felç olur.


İstanbul için süper tasarım
Şu anki metrobüs hatına bu sistem yerleştirilse, duraklarda ona göre dizayn edilse, bu aletin altında kalan yol aktif olacağından, İstanbul'da trafik falan kalmaz, ancak belediyede para kalır mı ? Onu bilemem :)



Helal olsun,
Video'yu seyrettim. Adamlar gercektende güzel düsünmüs. Video gösterildigi gibi trafikte akisi rahat olursa problem yasanmaz. Bu arada cin mali deniliyor ancak sayisi az da olsa cin bazen güzel ürünler piyasaya sunuyor.

Aman..
Çin malı uçan otobüs derken? Tost makinaları çalışmıyor, uçan otobüse nasıl güvenebiliriz ki?? :-)



Dönüşler
Kavşaklarda çok problem yaratır sürücülere. Otobüs dönerken alttaki araç düz gitmek isterse ne olacak. Muhakkak açıklaması vardır ama tam randımanlı olmaz. .


İstanbula çok lazım
UÇAN MİNİBÜSTE OLUR

1 Ağustos 2010 Pazar

Televizyonda ilk kez

Televizyona ilk reklamını veren büyümekte olan Anadolu Kaplanım,

Bu reklam ajanslarına kanma. Farkındayım şirket içinde o mutluluk, oradan oraya koşuşturma halinde televizyonda yayınlanacağı saati bekleyişiniz takdire şayan ancak 3. sınıf,Halil Pazarlama kıvamında jinglelarla, ortalama bir ücrete sahip reklam kuşağında kendinizi helak etmeyin. Siz ki ne develüasyonlar, ne krizler atlatıp bu noktaya geldiniz. Yapma o parayı, Halil Pazarlama'ya harcayıp ne beni üz, ne de kendinle dalga geçir. Diyorsun reklamın iyisi kötüsü olmaz ama senin gibi yazıhane sahibi adamlara o işlemez.
Gerekirse çıkarsın reklamda önünde sümen, arkanda deri, anlatırsın işleri nereden nereye geldiğini.
Yazıktır incitme atanı.

20 Temmuz 2010 Salı

Türkü Turan

Kendisini meğerse ben Mavi reklamında beğenmişim, tekrar görünce fark ettim. Bu yazdıklarımı da eğer her Türk genci gibi kendini google aratıyor ya da medya takip firmasıyla çalışıyorsa göreceğini umuyuorum.
Okan Bayülgen' in programında gördüm kendisini. 2. dereceden görücü usulü sayılır. Dünyanın en güzel kadını değil sanırım ama bir başka hal, tavır var. Burada anlatılacak gibi değil. Hem bunları kendisine anlatırım görünce.

Hadi kal sağlıcakla.

NOT: Burası İstanbul. Reklamı izleyince anladım. İzmir' de hayattan soğuyor, sıcaktan bunalıyor böyle bir araf benzeri yapı.

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Graham Bell Goes To Canniball Corpse

Tüm cep telefonu kullanıcılarına ithafen,

Sevinçperver, aklı baliğ olduğunu inandığım insanlar topluluğu,

her konserde çekilen sahne fotoğrafları, videoları, ses kayıtları gibi her türlü medya evinize döndüğünüzde silinmese bile evdeki, hafızalı aygıtlarınızda atıl kapasite olarak bulunucaklar ve hiç izlenmeden kalacaklardır. Çünkü hepinizin bildiği ve unuttuğu gibi, Graham Bell' in de söylediği gibi, bu telefondur. Birbirinden uzaktaki kişiler arasında sesli iletişim kurma görevi taşır. Kendisine atanan diğer tüm özellikler vahşi kapitalist sistemde tutunmak için cihazlara türlü eklenti katan firmaların ve doyumsuz insan isteğinin ürünüdür. Şayet telefon bir çok görevi tam anlamıyla içinde bulundurmuş olsaydı, fotoğraf makinesi, kamera, müzik çalar gibi cihazlar hala satılıyor olmazlardı.
Hala telefonla çekilen Commodore 64 tipi piksel piksel adamları izleme isteğinde olan varsa, Playstation cafelere yenilik getirip, Commodore 64 Cafe açarak bu açığı kapatmasını bekleyebiliriz.

Konserlerin en güzel tarafı, aklımızda kaldığı kadarıdır. Çekilen fotoğraf değil, kafamızın içinde o günden kalan fotoğraftır üstelik kafa içinde bu görüntü HD kalitesinin de üstünde oynayabilmektedir.

NOT: Seneler sonra Cannibal Corpse' u canlı, kanlı! sahnede izleyeceğim aklıma gelmezdi. Soundcheckin ne demek olduğunu herkese göstermiş oldular. Sesleri sonuna kadar açarak, seslerin patladığı konserler yerine neredeyse albüm kalitesinde dinleme imkanı sağladılar. Corpsegrinder mahlası ile ortada dolaşan grotesk varlık, o ses nedir bir izah eder misin?

15 Haziran 2010 Salı

Bulaşık Teli

Bulaşık yıkamak güzel şeydir. Bunları yazarken aylardan Haziran, sıcaklardan çok sıcak olduğunu da söylemek gerek. Ellerinin arasından sürekli su akması güzel bir şey, muhakkak insan doğası ile ilgili bir açıklaması vardır. Bulaşıkların yıkanması kadar, bulaşıklığa yerleştirilmesi de meziyettir. Bu meziyet, genellikle sert usta- çırak ilişkisi ile öğrenilmektedir. Tamamen dizilirken izleyerek olur. Sorulduğu zaman "Ne var ki bunları?" dizmekte diyerek terslenirsiniz ve hatta dalga geçtiğiniz fikri ile ufak bir recme maruz kalırsınız.
Senelerce almış olduğunuz temel fizik bilgisine ters olarak, yan duran bir tencereye sırtını dayamış, normal şartlarda 3(yazıyla üç) kez düşmesi gereken, vatan savunması gibi duruşunu koruyan bardağın duruşu, tabakların arasına sıkıştırılmış olan türlü mutfak malzemeleri beni farklı duygulara gark eder. Aynı şekilde dağlarca bulaşık yıkansa da, 3 bardak yıkansa da sabit büyüklükteki bulaşıklığa bir şekilde sığarlar. İlk yardım çantasına unutulan tentürdiyot gibi hiç kullanıldığına rastlanmayan, bulaşık telini olduğu yerde paslanması ve kullanmak bir kenara dokunulmaz hale gelmesi, bulaşık telinin Türk evlerinin bilinmeyen ritüellerinin simgelerinden olduğunu düşündürmektedir.
Es geçtiğim bir nokta da bulaşığın temizliği ise ıslak bardağa el sürdüğünüzde çıkan sesin desibelindeki logaritmik artış ile belirlenir. Bir süre sonra bu seviye sabitlenir. Telaşa kapılmayınız. Bu yöntem, banyoda saçlarınızın temiz oluş seviyesi ile de gözlemlenebilir.

Saygılarımla.

3 Haziran 2010 Perşembe

Mavi Kuşlar

Bluebird

there's a bluebird in my heart that
wants to get out
but i'm too clever, i only let him out
at night sometimes
when everybody's asleep.
i say, i know that you're there,
so don't be
sad.
then i put him back,
but he's singing a little
in there, i haven't quite let him
die
and we sleep together like
that
with our
secret pact
and it's nice enough to
make a man
weep, but i don't
weep, do
you?

Charles Bukowski


Mavi Kuş

Mavi kuş her daim sarhoş
Biraz da bize kızmış, onun için hiç yüz vermiyor
Oysa güzel şarkıları vardı yıldızlara denizlere
Ama söylemiyor ki bizlere
Susuyor.
Suç işlemiş eller gibi
Perondaki boş trenler gibi
Ucu görülmeyen tüneller gibi
Gel hiç üzülme
Salına salına uç
Ben gelemem ama sen git biraz dolaş.
Saksağanın şakası sandılar
Muhabbet kuşları ve papağanlar
Belki de arkadaşındırlar
Kargalar gibi karaladılar
Kırlangıçlar ve serçeler
Bize biraz yalan söylediler
Çok saftık
Zararsız küçük yalanlar gibi
Yağmurdan kaçanlar gibi
Bütün vapurları kaçıranlar gibi
Gel hiç üzülme
Salına salına uç
Ben gelemem ama sen git biraz dolaş
Mavi kuş sanki bir düş
Kaşla göz arasında
Geceyle gündüz ortasında
Sokaklar bile sokaklara kesişir
Gölgeler ki güneşe bağlı
Biz ikimizde öyleyiz
Ama bilmeliyiz
Ağıramamış aydınlıklar gibi
Kireç tutmuş çaydanlıklar gibi
Hiç sevişmemiş insancıklar gibi
Gel hiç üzülme
Salına salına uç
Ben gelemem ama sen git biraz dolaş
Mavi kuş her daim sarhoş
Biraz da bize kızmış

Bülent Ortaçgil

Bu iki mavi kuş keşke tanışma şansı bulabilseydi.