28 Haziran 2013 Cuma

Galactik İmparatorluk ve Diğer Bazı Dış Mihraklar


Bundan sonra yazılarda artık! gerçek olmayan, kral penguenlerin biyografilerine, difraksiyon paternlerindeki ortaya çıkan Fibonacchi serileri ve bunun gibi dişe dokunmayan, gereksiz bilgilere yer var.

"A long time ago in a galaxy far, far away..." diyerek söze başlarsam sanırım galaksimiz dışındaki bir hikayeyi anlatabilirim. 

Galaktik İmparatorluk kurulurken insanların ruhlarına korku, karışıklık salmıştır. Üstelik bunu Galaktik Cumhuriyet üzerinden gerçekleştirerek aslında Cumhuriyeti ve onun yılmaz savunucuları olan Jedi' leri itibarsızlaştırma yoluna gitmiştir araya girerek belirtmek isterim ki Galaktik Cumhuriyet hatasızlığını ya da  basiretsizliklerinin de bulunduğunu söylemek isterim.

Örneğin Kaleesh yeraltı zenginlikleri ve doğası ile galakside ilgi çekici bir gezegendir. Huk tarafından sürekli olarak tacize uğramaktadır. Bu tacizler iki halkı savaşla karşı karşıya bırakmış ve Huk' un Senato' da etkinliği ile Galaktik Cumhuriyetin Huk tarafında savaş müdahil olması ile son bulmuştur. Kaleesh kaybetmesine rağmen Cumhuriyet ciddi bir yara almıştır. Çünkü büyük bir düşmanı yani General Griveous' u karşısına almıştır. Cumhuriyet' e gerçek anlamıyla düşman olma hakkı olan bir düşman edinmiştir. 

Galaktik Cumhuriyet içerisindeki ayrılıkçı düşünceler Ticaret Federasyonu(Trade Federation), Techno Birliği(Techno Union), Ticaret Loncası(Commerce Guild), Galaksilerarası Bankacılık Klanı(Intergalactic Banking Clan) ve Şirketler İttifakı(Corporate Alliance)  tarafından dile getirilmekteydi. Palpatine kendi öğrencisi olan Kont Dooku' yu iktidar haline getirerek bu ayrılıkçıların Bağımsız Sistemler Konfederasyonu(Confederacy of Independent Systems) haline gelmeleri ile devam etmiştir. General Griveous ise bu konfederasyonda general haline gelmiştir. Karşıt olunan Cumhuriyetse ve güçlülerse Griveous taraf olmakta hata görmemiştir. Hatta Griveous o kadar güçlü bir figür haline gelmiştir ki Kont Dooku tarafından suikastle yok edilme aşamasına gelmiş ancak başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 

Galaktik Cumhuriyet' teki karışıklıklar dönemine bakacak olursak ki-Cumhuriyet 25.000 yılı aşkın süredir devam etmektedir-, çeşitli tehditlerin üstesinden geldiği dönemler olmuştur ancak İmparatorluğa geçiş döneminde Şanşölye Palpatine hem Cumhuriyetin başında yer almakta, hem de ayrılıkçı güçlere desteğini farklı piyonları ile sürdürmektedir. Cumhuriyet' in şansölyesi Cumhuriyet' in güvenliği için denetimleri ve silahlı kontrolü her geçen gün arttırmakta, kendisine doğrudan bağlı gizli polis teşkilatını güçlendirmektedir. Jedi' leri ise saf dışı bırakma çabası da takdire şayandır. Aslında Palpatine' ın senatörlüğe kadar yükselişi zaten yapacaklarının teminatı olarak düşünülebilir. 

Ticaret  Federasyonu ve onun müşterilerinin Senato' da oldukça fazla yer tutması, Palpatine' in Senato' da yer alacağı ve Büyük Planın uygulamaya konulması için bulunmaz bir fırsattı. Kan dökmekten çekinmeyen Palpatine ve Darth Plagieous, Senatör Vidar Kim' e suikast düzenleyerek yerine Naboo Senatörü olarak Palpatine' i seçtirmiştir. Palpatine Senato' daki faal davranışları, konuşmaları ve teorileri ile kısa sürede tanınan ve saygı duyulan bir Senatör haline gelmiştir. Jedi Öğretisine bağlı Jedi'ler, askeri ve siyasi kanattan kurduğu kuvvetli bağların üstüne Ticaret Federasyonu' nun Naboo' yu işgali ile başlayan süreçte Valorum ve hükümeti zayıflayarak düşmüş, Senato' daki haklı itibari ile güvenoyu alarak Palpatine Şansölye seçilmiştir.

Naboo' daki Klon Savaşları' nda kendisi Cumhuriyet'in başında olup, karşısında öğrencisi ve ortağı Kont Dooku yer almaktadır. Savaş sonrası halkın sonsuz desteğini alan Palpatine Galaktik Anayasa' da bir dizi değişikliğe gitmiştir. Cumhuriyetin ilkeleri ve Senato' nun gücünün zayıflatılması sebebiyle Jedi Konseyi harekete geçmiştir. Şansölye ise kendisine ve dolaylı olarak Cumhuriyete karşı girişilen bu hareketi ihanet olarak nitelendirerek, milyonlarca klonuna acımadan Jedi Konseyi' ni ve Jedi'lerin büyük bir bölümünü ortadan kaldırarak Cumhuriyete son vermiş, İmparatorluğu' nu ilan etmiştir ancak ironik olan kendi yarattığı isyancılar ve bu hareketin büyümesi İmparatorluğun sonunu getirmiştir. 


Galaktik İmparatorluk kurulduğunda en dikkatimi çeken konuşma şu olmuştur:

"Biz çoğunluk tarafından yönetilen bir İmparatorluğuz! 
 Yeni bir Anayasa ile yönetilen İmparatorluk!
 Politikacıların değil, yasaların İmparatorluğu!

 Kendini yalnızca toplumun  refah ve güvenliğine adamış bir  İmparatorluk!
 Biz binlerce yıl sürecek bir İmparatorluğuz!"

İmparator Palpatine


Saygılarımla


Değil ülkemizle, değil bizim sistemle, gerçekte bile olmayan bir tiranlığın hikayesini dinlediniz.




15 Haziran 2013 Cumartesi

Son Şarkılarım



Geri dönüştüm. Farklı hatırlatıcılarla gelişimi açıklamak istiyorum.
Dönüşüm Kayahan tipi ya da Süleyman Demirel tipi olmayacak fakat Kızıl Ekim' deki gibi denizaltımı kaçırmış da olabilirim, Sarı denizaltı ile Pepperland' de Blue Meanies ile kapışmak için de çalışıyor olabilirim. Ancak şunu  biliyorum ki;

"Together we stand, divided we fall"

Zafer semadan değil, denizaltıdan gelecektir.



NOT: 
1) Gökten 3 TeaSub düşmüş, biri bana, biri kaybedene, biri de bana ulaştırana!

2)Geri dönüştüm çünkü olduğum insanın dışına çıktım. 


for sari denizalti; n=1:0.1:29


Bunları kimseye anlatamıyorum, zaten genellikle anlatamıyorum. Anlatım bozukluğuna sahibim hem de kronik. Kafamda herşey doğru giderken, konuşmam; genellikle şarampole yuvarlanmış araba gibi çıkıyor. Sonunda duyduklarınız kafamdaki kadar net ve akıcı olamıyorlar. Ne yazık benim için.
Bazılarını anlattıkça manası yitiyor. Resim dersindeki dağlara, camilere benziyor. Ben bile tiksiniyorum.

Neden hala unutamadığım şeyler olduğunu bulsam bile size anlatınca çok komik oluyor. Ben de gayrı ihtiyari gülüyorum. Halbuki unutamadığım şeyler bazı anlarda hepimize acı veriyorlar. Arkadaşlarının böyle şeylerden yıkıldığını gören iyi arkadaşlar, kızar gibi yapıp sizi yukarı taşıma çalışmalarını görünce, "Beni bırakın siz devam edin" demek istiyorum veya "Hocam, devam edebilirim." demek için can atıyorum.  Çünkü benim  zaaflarım var.
Kişi zaaflarından kurtulunca mı yoksa onları kontrol ederek mi üstün yaşam formu olduğunu kanıtlıyor bilmiyorum ama evi Nepal' de kalmış Slovakyalı bir salyangoz ruhum.

Bir çeşit manifesto bu ve zaten okuyan bir tek kişi olacak diye düşünüyorum. O da bu yazdıklarımı cümle içinde kullanıp kelime bilgisinden okuduğumuzu anladık mı kısmına geçecek. Arkadaşının hala bazı konulardaki hassasiyetini kaldıramayacak, yine bir gece konuşacaklar, uzunca bir gece. Geceden bahsetmeden.

Kararlar alınacak, karartma  uygulanacak. Sıkı yönetim içinde gizli kapaklı işler yürütecek, pardesülü adamlara yandan bakılacak. Kapandı sanılan dosyalar arşive varamadan bazı ellerde dolaşacak. konu hep ellere gelecek.

Hiçbir şey olmamış gibi, sanki daha iyi varmış gibi...

Oysa ki ben nedenler duymak istemiştim. Hepimizin bildiği genel geçer sözler değil. Ben neyi nasıl görmediğinizi değil, neden göremediğinizi, eksikleri, eksik sandıklarımızı, boşluğu doldurulamayacak şeyleri, sıcağı, soğuğu, içimizden gelmediği için bitiremediğiniz şarabı, tatilde güneş altında yatmaktan neden hoşlanmadığınızı. Beni ben, sizi de siz yapan ya da sen diyememe sınırını koyan şeylerin hepsini.

Bitiyor mu? Tabii ki bitmiyor. Artık herkes iyi ve herkes kötü oluyor. Kitaplardaki en doğru bulduğumuz sözlerin söylenmesi bile düzeltmiyor olan biteni. Ben yine başladığım noktaya istemeye istemeye dönüyorum 9' da yatağa gider gibi.




Birgün, bir yağmurla garip garip 
 -Çoluğu çocuğu terk edeceğim.- 
Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım 
 Alıp başımı gideceğim.

Asır yirminci asırdır, amenna 
Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım 
Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi 
Uzaklar daha uzaklaşır 
Bir define çıkarır gibi kayalardan, 
Ademden beri 
Sımsıcak sevgilere muhtacım. 

Bir gün alıp başımı gideceğim -
Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...
Belimi bir ılık şal sarsın, mavi 
Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız 
Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin 
Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.

Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm 
Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde 
Diyarı gurbette kanlı bir aşk 
Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde 
En uzak beyazlar, 
En yakın ikindilerde, duygulu 
Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam 
 İçip içip ağlasam...

Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? 
Herkesin derdinden pay isterken. 
Uzak kaderlerin suları çağlar simdi 
Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.

Birgün, bir parkta otururken, biliyorum 
Bir el yağmurla dokunacak omuzuma 
Bir çift göz, bir davet, bir kalp 
Çoluğu çocuğu terk edeceğim. 
Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak 

Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak 
Toprak ve insan kokularıyla, 
 ğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için 
Başımı alıp gideceğim.

Turgut Uyar

21 Kasım 2012 Çarşamba

İstiklal Marşı ve Kapanış

Bu blogun da sonuna geldik. Yayında ve yapımdaki gösterdiğim özensizlik için başta ve sonda kendime teşekkürü bir borç bilirim. Kapanışı da bu şekilde yapmak daha özenli olabilir diye düşündüm:


Yaşadığım çağ bunlar için elverişsiz diyor biri
Zaten herkes söylenmek peşinde
Azade ruhum tertipsiz bir tavırla
kayalara tırmanır,
Yüzyılları karıştırıp içlerinden ne geçerse
krallar, toplar, yontulmuş taşlara sarılır

Taze zerzevatların yeşili bir pencereden sarkıyor
Tutumlu bir kadının eli sarılıyor
hemen benimkine fakat
Darbeler bizi yıldıramaz!
Sondan önceki bahar da darbe çağrısında bulunmuştu
Çiçekler takan kadınlara
Sofrasına vazoda çiçek koyanlara
Tüketilen eforlar kalorimetrelerde,
türlü metrelerle toplanıp, kağıtlara oradan da düzlüklere yayılır
Düzlükler tarihin kurtuluş çabası değil mi?
Gerisi matbuat...

Kim haklı?
Elinde anahtarlarıyla kapıda kalan N.F.
Uzun ismi için akıl yürüten mi?

Zulm karşısında sevinç
Kavgaya koşarak gidiş
Mart ayında elleri nasır tutan yalnız,
Samanları  ve sıcağı şehre taşıyan karpuz sergisindeki terli bıyık mı?


29 Şubat 2012 Çarşamba

Sonsuz Girişim

Sonsuz girişim kendi adımını uyguluyor
-kendini sevmeye atamış bir şaşkın
güneşin doğuşuna seviniyor-
üstelik bir ceylanın gözünü seviyor
bir ineğin ıslak burnunu
alışılmış diye
tam o sırada tüm görkemiyle
temmuz geliyor
sanki gitmemek üzere
koltuğunda taze nohut
ve hazirandan kalma çiçekleriyle
fındık, karpuz vesaire

hiç sevmiyorum ortodoks ihtiyar karıları
-yaşlı kadınları demek daha kibar bir deyim-
ama hiç sevmiyorum yaşlı ortodoks karıları
başlarında bir topuz
apışaralarında bir maden sanki
Taksim' de gelip gidiyor
Tünel' de gelip gidiyor
sonra bir yerde
sonra bir yerde gelip gitmiyor
rüzgârda
tavanarasında
uçkurunu çözerken
gelip gitmiyor

bir ölüm kokusu kalıyor ki
insan koklamak istemez
ne yapılır yani
deli atlara binsem olmuyor
yok sayıyorum, varlar
yani o başı ceviz topuzlu kuru karılar
kuru da değil
çözük ve bağlı
ıslak topukları pomzayla ufalanmayan
ıslak pomzaları ufalayan

sonuç bir olgudur
çay ve oraleti tiryakilerini yorumlayan
-yorumladığı

herkes nasıl durmuşsa öyle söyler
ben de nasıl durdumsa öyle söyledim
ağaçlar, çiçekler güzeldi derken
ayırmak istemedim onları
oysa bilirdim tek tek adlarını
sütleğeni övseydim sözgelimi
küstümotu küserdi bana
ölçülerim içinde tüm güzellikleri
tanıdıktan sonra
isyan bir yaşamadır boylu boyunca
uskura
denize
pulluğa
motor sesine

sonunda bir örneğe vardım
sakindir dünyanın akşamları
kendine uygun kişiliği bekler
ve tanrı uykusuz
yorgun bedeniyle
yerini alacak
bir ölümlüyü

Turgut Uyar, TOPLANDILAR(70-73 Notları)


NOT:Bu şiirini maalesef internette aradımsa da bulamadım.Şayet biriniz kütüphanede kitabı aramaktansa internette var mı bir bakayım, okuyayım derse diye burada bulunsum istedim. Sayın girişimciler;

Sarılıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.


3 Şubat 2012 Cuma

Daha önceki bir yazımda belirttiğim üzere - burada atıf aldım.- İngiliz Merkez Bankası çok kral.

Yeni numarası da ekonomik krizin İngiltere' yi vurmayacağını göstermek için altın rezervlerini basına göstermiş. Külçe külçe maşallah parıldıyor. İkinci Dünya Savaşı' ndan kalma bir yer altı barınağı sanırım gösterdikleri yer. http://www.gold.org/government_affairs/gold_reserves/ buradan dünyanın en büyük rezervlerini görme şansınız var.

Birleşik Krallık' ın gösterdiği rezervle ilgili halkta güven hissiyatı oluşmuştur umarım. Altın rezervleri sıralamasında 18. sırada yer alıyor. Ben Fort Knox' un fotoğrafını düşünemiyorum bu günkü görüntüden sonra.
Ağustos 2011 itibari ile ABD 8.965,6 ton, Almanya' nın elinde ise 3.743,70 ton altın bulunuyor.

Herneyse bu kadar gevezelik yeterli.

Ciao!


Ek: İngiliz Merkez Bankası elinde 156 milyar sterlin değerinde 4.600 ton altın ve diğer değerli metal olduğunu belirtmiş. Kaynak:Milliyet 


Ya bir Allah'ın kulu ekonomist bir izah etse ya bunu

2 Şubat 2012 Perşembe

Notodden


Selam,

Barış Manço' nun ölümünün 13. yıldönümü şerefine bir Sarı Çizmeli Mehmet Ağa paylaşamadım ya da mezar başında akordu kaçmış gitarla Gülpembe çalamadım ancak kendisinin şerefine dünyanın kuzeylerinden bir noktaya yer veriyorum. Kuzey derken referansım üst. Dünya'nın evrendeki bulunduğu noktadan kuzeyi gibi astrofiziksel hususlara girmiyorum.

Bu güzide nahiyemiz Notodden. Norveç' in güneyinde ama yeterince kuzeyde bir kasaba. Ya arkadaş çıkıntılık yapmak için gittin burayı mı beğendin diyen arkadaşlarımı dinliyorum ve cevap hakkımı kullanarak evet diyorum.  Havası, suyu, südü güzel kasabada bir müzisyen yoğunluğu var ki aklım durdu. İsimleri arka arkaya yazayım da kalabalık gözüksün: Ihsahn, Mortiis, Peccatum, Starofash, Leprous, Emperor ve Seasick Steve benim bildiklerim.


Kırşehir' e gitsem Boztepe kasabasına ki gerçekten böyle bir yer var. En genel kelimeleri kullanarak "random ilçe generator" olarak çalışmadım. Orada da belki bu sayıda ve kendi tarzında benzer nitelikte sanatçılarımız vardır ama ne yapalım ben bunları seviyorum. Kasabanın blues festivaline Glenn Hughes' un gelmesi de cazibeyi arttıran niteliklerden biri.

Kasabanın bir çok özelliği vardır muhakkak merak edenlere wikipedia diye çok acaip bir site var oradan bakmalarını tavsiye ediyorum. Öyle bir site  ki geçtiğimiz hafta bir günlüğüne kapandığında ciddi bir boşluğa düştüm.

  Bugünlerde ilgilenmek zorunda olduğum katma değer, maliyet gibi konularda karşılaştığı en muhteşem örnek Wikipedia. 2010 yılında 16 milyon dolar bağış toplayan Wikipedia' nın toplam 45 çalışanı var. Yani Türkiye' de 45 çalışana sahip orta ölçekli bir KOBİ hayalini bile kurmadığı bir gelir. Şöyle düşünecek olursak, Kırşehir Boztepe' ye geri dönelim. İlçemizin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Ayrıntılı  bilgiye http://boztepe.gov.tr/boztepe-tanitim/50-ilce-ekonomisi.html ulaşabilirsiniz. Verilerden de görüleceğe üzere yaklaşık 10.000 büyükbaş, 13.000 küçükbaş ve 5.000 kanatlı hayvanın yanı sıra, tahıl yoğunluklu tarım faaliyetleri Wikipedia' nın 45 kişi ile sağladığı katma değeri sağlaması imkansız gözükmektedir. Notodden' in elinde bulundurduğu enerji ve sanayi kuruluşları(bkz:Norsk Hydro)Wikipedia ile karşılaştırılabilir belki.

Konumuza geri dönelim. Notodden' e  yerleşsek belki bana da bir albüm yapar Ihsahn. Ihsahn diyorum da apartman yöneticisi ismi gibi duyuluyor bize fakat iyi müzisyen. Müzikal evrim nasıl olur gördüm kendisinde. İşte Notodden' e gitsem 5. biradan sonra İhsanım diye başlayan cümlelerimle bunları anlatırım.

NOT: Yine Ihsahn' ın firmasından(Mnemosyne Productions) 2011 yılında  çıkan Leprous- Bilateral albümünü tüm rahatsız bünyelere tavsiye ediyorum.

Ciao!